Sağlık
Tarım ve Gıdalar
| Administrator tarafından yazıldı |
| Pazartesi, 12 Ekim 2009 22:20 |
|
AŞILARIN İÇERİĞİNDEKİ TEHLİKELER Aşılar yolu ile bir çok insana tehlikeli virüs ve diğer hastalık yapıcı patojenlerin bulaşma riski yüksektir. İnsanların salgın hastalık korkusu ile panik haline sokulması sayesinde, aşılanan kişi sayısı çok daha fazla artmaktadır. Bu durum, aşılar ile nüfusun önemli bir kısmına zararlı madde ve organizmaların verilmesine yol açmaktadır.
Aşılarda kullanılan zayıflatılmış veya öldürülmüş virüsler öncelikle çoğaltılmalıdır. Bu virüsler hücre içerisinde çoğaltılarak üretilir. Virüsler çoğalmak için canlı hücrelere ihtiyaç duymaktadır. İnsan hücreleri, maymun hücreleri, bazı hayvanların ve böceklerin hücreleri, tavuk yumurtası gibi ortamlar kullanılarak virüslerin çoğaltılma işlemi yapılabilir. Bu hücrelerde üretim yapılırken hücrelerin beslenmesi için gerekli besin maddeleri de verilir. Bunların başında dana serumu gelmektedir. Bu serum içerisinde bir çok sığır virüsü bulunabilmektedir[4]. Ayrıca virüsleri çoğaltma amacı ile kullanılan canlı hücreler de bir çok farklı virüs tipi içerebilmektedir[1]. Dana serumu ve aşılara bulaşan sığır virüsleri Dana serumunda en çok bulunan virüs tipi pestivirüs sınıfına aittir[2,5]. Çeşitli bilimsel makalelerde dana serumuna bağlı olarak kontamine (istenmeyen madde bulaşmış) olmuş aşılarla ilgili bilgiler bulunabilir[3]. Piyasada satılan çoğu dana serumunda pestivirüs tipi virüsler bulunmuştur[6]. Ayrıca laboratuvarda çoğaltılan hücre kültürlerinde, kullanılan dana serumuna bağlı pestivirüs ve mikoplazma tipi yabancı canlılar bulunmuştur[7]. Bahsedilen virüsler çok ufak oldukları için dana serumunun filtrelenmesi sonucu ortadan tam olarak kaldırılamamaktadır. Bu virüsler besi hayvanlarında ishal ve akciğer rahatsızlıklarına sebep olabilmektedir[9]. Keçilere yapılan aşılarda bulunan bu virüs sebebi ile, hayvanlarda üreme sorunları ve merkezi sinir sistemlerinde sorunlar görülmüştür[10]. Bu virüslerin insanlardan izole edilen bazı türlerinin, hastalık yapan sığır virüsleri ile ilişkili olduğuna dair araştırmalar bulunmaktadır[8]. Sığırlardaki pestivirus tiplerinin insanlarda hastalığa sebep olup olmadığı fazla araştırılmamış bir konudur. Virüsler doğları gereği yüksek adaptasyon (uyum) yeteneğine sahiptirler. Bunun sayesinde, farklı türler arasınde geçiş yaptıklarında, yeni tür canlıda da hastalık yapıcı özelliklere kavuşabilmektedirler. Virüsler sağlıklı bir canlının vücudunda, canlı zayıf düştüğü zamana dek beklemede kalabilir. Normal şartlar altında hastalığa sebep olmayan bir virüs, canlı yetersiz vücut direnci içine girdiğinde, yapı değiştirerek tehlikeli bir hal alabilir. Mide ve bağırsak iltihabına yakalanmış 2 yaş altı çocuklarda yapılan bir araştırmada, çocukların dışkısında pestivirüs tipi virüsler bulunmuştur. Beraberinde diğer ishal vakalarından farklı olarak, solunum yolu sorunları da görülmüştür[11]. İlgili virüs besi hayvanlarında da benzer sorunlara yol açmaktadır. Pestivirüs türleri ile beyin gelişimi sorunları arasında ilişki olduğuna dair araştırmalar da bulunmaktadır[12]. ABD Tarım Bakanlığı Veterinerlik bölümü, yaptıkları araştırma sonucunda şu bilgiyi sunmuştur: "Hücre kültürlerinin pestivirüsler ile enfekte olması diğer virüslerle etkileşime girmelerine sebep olabilir. Kontamine olmuş hücrelerden üretilen aşılar da kontamine olabilir ve aşıların hastalık taşımasına sebep olabilir. Viral aşıların güvenliği ve etkinliği için aşılarda pestiviruslerin test edilmesi gereklidir"[13]. 2001 yılında yapılan araştırmada çocuk felci, MMR ve zatürre aşılarının %13'ünde pestivirüs RNA'sı tespit edilmiştir[14]. Özellikle insan hücrelerinin kullanıldığı aşı üretim metotları esnasında pestivirusler insan hücrelerinde üreme özelliği kazanabilir. Aşılarla beraber bu virüsler insanlara verildiğinde çeşitli rahatsızlıklara sebep olabilir. Dana serumunda bulunan diğer bir virüs türü ise polyoma virüsüdür[19]. Bu virüs tiplerinin kanser ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Parvovirüsler, mikoplazma benzeri organizmalar, herpes virüs tipi olan rhinotracheitis virüsleri, parainfluenza virüsleri, dana serumlarında görülen diğer bazı yabancı organizmalardır[20,21,22]. Tüm bu organizmalar hastalık yapıcı özeliklere sahiptir. Sığırlarda bulunan bazı virüslerin insan hücrelerinde üreyebildiği belirlenmiştir[23,24]. Ölümsüz hücre soyları ve aşıların kanser yapma riski Laboratuvarda özel şartlar altında, insan veya diğer canlıların hücrelerinin üretilmesine hücre kültürü yöntemi denmektedir. Bu hücreler, aşı için virüs üretimi veya istenilen bazı ilaç maddelerinin üretimi gibi çeşitli amaçlarla çoğaltılmaktadır. Hücrelerin çoğaltılmasında dana serumu gibi besin maddeleri kullnaılmaktadır. Günümüzde çeşitli aşı ve ilaç ürünlerinin düzenli üretiminde veya başlangıç aşamasında, sürekli bölünen hücre soyları kullanılmaktadır. Bu hücrelere ölümsüz hücre soyları da denebilir çünkü, kanserli hücreler gibi sürekli çoğalma eğilimindedirler. Yukarıda bahsettiğimiz ve hücre kültüründe kullanılan dana serumuna bulaşmış pestivirüs veya herhangi başka bir virüs türü, ölümsüz hücre soyları ile karşılaştığında bu hücrelerden genetik bilgiyi kendi genetik dizisi içine alabilir. Bu şekilde virüs kanser oluşturma özelliği kazanır, çoğaltılan ürün daha sonra insanda kullanıldığında, insanlarda kansere sebep olabilir. Üretici firmalar kullanılan hücre kültürlerinin kanser özelliği taşımadığını belirtmektedir. Ancak başlangıçta kanser özelliği taşımayan bu hücreler, belli bir zaman sonra sürekli üretim sebebi sonucu, kanserli hale gelmektedir[15]. Afrika yeşil maymunundan bir çok aşı için virüs çoğaltmakta kullanılan böbrek hücreleri alınmaktadır. Tümör özelliği göstermeyecek şekilde seçilen bu hücreler belli bir bölünme süresinden sonra kanser yapıcı özellik kazanmaktadır[16]. Farklı canlılardan elde edilen hücreler farklı hızlarda kanserli hücre haline gelmektedir. Bu sebeple, aşı üretilimine dek geçen sürede bu hücreler kanserli hale gelirse, kanserli genlerin insanlara taşınma riski doğmaktadır. Bu durumun insanlarda yaratabileceği etkiler üzerine yeterli araştırma bulunmamaktadır. Ölümsüz hücre soylarında üretilen çocuk felci aşılarında, yabancı DNA molekülleri tespit edilmiştir[17]. Ölümsüz hücre soylarının ve kanser hücrelerinin, normal hücrelere göre 100 kat daha fazla bir şekilde, yabancı DNA moleküllerini genetik yapılarına kattıkları belirlenmiştir[18]. Bu önemli araştırma yukarıda bahsettiğimiz durumların gerçekleşme olasılığının çok yüksek olduğunu göstermektedir. Hücre soyları ve virüsler arasında genetik bilgi alış verişi ve bu virüslerin insanlara aşılar yolu ile geçmesi çok tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Aşılar yolu ile insanlara bulaşan virüsler, DNA ve RNA parçaları, proteinler ve benzeri moleküllerin insanlarda kanser oluşturma riski bulunduğu bilinmesine rağmen, konu ile ilgili gerekli açıklamalar yapılmamaktadır. Bazı hastalık yapıcı mikroorganizmalar, vücutta uzun yıllar saklanıp, istedikleri koşullar oluştuğunda hastalık yapmaya başlamaktadır. Ancak aşıların uzun vaadedeki etkisi belirlenmeden insanlar aşılamaya tabi tutulmaktadır. Özellikle yeni yöntemlerle üretilen ve yeni virüs türleri içeren aşılar büyük risk oluşturmaktadır. Tavuk yumurtalarında bulunan virüsler Mevsimsel grip, kızamık, sarı humma, kabakulak gibi aşılar tavuk yumurtalarında üretilmektedir. Yumurtalarda çeşitli tehlikeli mikroorganizmalar bulunmaktadır. Kuş lösemi virüsü birçok yumurtada bulunan zararlı bir organizmadır. Bu virüsün özelliği, doğru koşullar altında kanser yapıcı hale gelmesidir. Kendi gen dizilerini konakçı olduğu canlının genleri içerisine yerleştirip, o canlıda kansere sebep olabilmektedir. Çeşitli virüsler bu özelliklere sahiptir[25,26]. Kuş lösemi virüslerinin aşılarda bulunduğu çeşitli araştırmalarla belirlenmiştir [27,28,29,30,31,32]. Bu virüsün dokulara yerleşmesi ve kendi genlerini hücrelere aktarması sonucu, kanda virüs görülmeyebilir ancak bu durum virüsün vucutta bulunmadığı anlamına gelmez. Bu sebeple kan testleri her zaman güvenilir değildir. Aşılara bakteri toksinlerinin bulaşma riski Bakterilerin ürettiği toksik maddeler çeşitli sebeplerle aşılara bulaşabilmektedir. Tavuk yumurtalarında üreyebilen bakterilerin ürettiği toksik maddeler, aşılara geçebilmektedir. Ayrıca, bazı hastalıklara karşı üretilen aşılar bakteriler ile çoğaltılmaktadır. Bu tip aşılar (tetanoz gibi) insanlarda bakteri toksinlerine karşı bağışıklık oluşturmak amacı ile kullanılmaktadır. Ancak bakterilerden hazırlanan aşılar tehlikeli toksinler içerebilmektedir. Her ne kadar saflaştırma ve toksinleri zayıflatıcı aşamalar uygulansa da, tamamen başarılı bir üretim yöntem bulunmamaktadır. Aşılarda nanobakteri riski Nanobakteri en küçük boyutlu bakterilere verilen isimdir. Bu bakteriler aşıların üretiminde kullanılan filtrelerden geçebilecek kadar ufaktırlar. Hastalık yapıcı özellikleri olan tehlikeli canlılardır. Kalp ve damar rahatsızlıkları, böbrek taşı, artrit, Alzheimer gibi hastalıklarla ilişkili olduklarına dair araştırmalar bulunmaktadır[33,34,35,36,37]. Özellikle damarlarda plak oluşumuna dolayısı ile kalp rahatsızlıklarına yol açtığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Dana serumlarının hemen hemen tümünde nanobakteri bulunduğunu belirten çalışmalar vardır[38]. Çocuk felci aşılarına, dana serumundan nanobakteri bulaştığını belirten araştırmalar da bulunmaktadır. Aşılarda mikoplazma bulunma riski Mikoplazma, bakteriden yapı olarak farklı ve çeşitli şekillere bürünebilen ufak bir canlıdır. Esnek yapıları sayesinde filtrelerden kolaylıkla geçebilmektedirler. Fizyolojik koşullara göre yapı değiştirme özelliğine sahiptirler[39]. Nanobakteriler gibi mikoplazmaların da bir çok hastalıkla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Kanser, kronik yorgunluk, artrit gibi hastalıklarla ilişkisi üzerine çalışmalar bulunmaktadır. Mikoplazma gizli bir şekilde hücreye girerek uygun an geldiğinde hastalık yapmaya başlamaktadır[39]. Çeşitli insan ve hayvan aşıların içeriğinde mikoplazma bulunduğu belirlenmiştir[40,41,42]. Aşılarda bulunan yabancı mikroorganizmalar, RNA/DNA parçaları ve diğer tehlikeli maddeler vücut savunma bariyerlerini pas geçtikleri ve doğrudan kana karıştıkları için çok tehlikelidirler. Flumist gibi bazı aşılar ise burundan verilmektedir, burada da ciddi bir tehlike söz konusudur. Burun bölgesindeki sinirler (olfactory sinir hücreleri) merkezi sinir sistemine bağlantılıdır ve kan beyin bariyeri ile korunmamaktadır. Toksinler, sinir sistemi virüsleri ve diğer mikroorganizmalar bu yoldan direkt beyine ulaşma imkanı bulabilirler. Kaynaklar 1. Trijzelaar B. Regulatory affairs and biotechnology in Europe: III. Introduction into good regulatory practice--validation of virus removal and inactivation. Biotherapy, 1993, 6(2):93-102 2. Vilcek S. Identification of pestiviruses contaminating cell lines and fetal calf sera, Acta Virol 2001 Apr, 45(2):81-6 3. Barkema HW, Bartels CJ, van Wuijckhuise L et al., Outbreak of bovine virus diarrhea on Dutch dairy farms induced by a bovine herpesvirus 1 marker vaccine contaminated with bovine virus diarrhea virus type 2. Tijdschr Diergeneeskd 2001 Mar 15, 126(6):158-65 4. Rolleston WB., Bovine serum: Reducing the variables through the use of donor herds, Dev Biol Stand 1999, 99:79-86 5. Bolin SR, Matthews PJ, Ridpath JF., Methods for detection and frequency of contamination of fetal calf serum with bovine viral diarrhea virus and antibodies against bovine viral diarrhea virus, J Vet Diagn Invest 1991 Jul, 3(3):199-203 6. Yanagi M, Bukh J, Emerson SU, Purcell RH., Contamination of commercially available fetal bovine sera with bovine viral diarrhea virus genomes: Implications for the study of hepatitis C virus in cell cultures, J Infect Dis 1996 Dec, 174(6):1324-7 7. Erickson GA, Landgraf JG, Wessman SJ, Koski TA, Moss LM., Detection and elimination of adventitious agents in continuous cell lines, Dev Biol Stand 1989, 70:59-66 8. Giangaspero M, Harasawa R, Verhulst A., Genotypic analysis of the 5'-untranslated region of a pestivirus strain isolated from human leucocytes, Microbiol Immunol 1997, 41(10):829-34 9. Meehan JT, Lehmkuhl HD, Cutlip RC, Bolin SR. Acute pulmonary lesions in sheep experimentally infected with bovine viral diarrhoea virus, J Comp Pathol 1998 Oct, 119(3):277-92 10. Loken T, Krogsrud J, Bjerkas I., Outbreaks of border disease in goats induced by a pestivirus-contaminated orf vaccine, with virus transmission to sheep and cattle, J Comp Pathol 1991 Feb, 104(2):195-209 11. Yolken R, Dubovi E, Leister F et al., Infantile gastroenteritis associated with excretion of pestivirus antigens, Lancet 1989 Mar 11, 1(8637):517-20 12. Potts BJ, Sever JL, Tzan NR, Huddleston D, Elder GA., Possible role of pestiviruses in microcephaly, Lancet 1987 Apr 25, 1(8539):972-3 13. Levings RL, Wessman SJ., Bovine viral diarrhea virus contamination of nutrient serum, cell cultures and viral vaccines, Dev Biol Stand 1991, 75:177-81 14. Giangaspero M, Vacirca G et al., Genotypes of pestivirus RNA detected in live virus vaccines for human use, J Vet Med Sci 2001 Jul, 63(7):723-33 15. Contreras G, Bather R, Furesz J, Becker BC., Activation of metastatic potential in African green monkey kidney cell lines by prolonged in vitro culture, In Vitro Cell Dev Biol 1985 Nov, 21(11):649-52 16. Levenbook IS, Petricciani JC, Elisberg BL., Tumorigenicity of Vero cells, J Biol Stand 1984 Oct, 12(4):391-8 17. Amosenko FA, Svitkin YV, Popova VD et al., Use of protamine sulphate for elimination of substrate DNA in polio vaccines produced on continuous cell lines, Vaccine 1991 Mar, 9(3):207-9 18. Thyagarajan B, McCormick-Graham M, Romero DP, Campbell C., Characterization of homologous DNA recombination activity in normal and immortal mammalian cells, Nucleic Acids Res 1996 Oct 15, 24(20):4084-91 19. Schuurman R, van Steenis B, Sol C., Bovine polyomavirus, a frequent contaminant of calf serum. Biologicals 1991 Oct, 19(4):265-70 20. Nettleton PF, Rweyemamu MM., The association of calf serum with the contamination of BHK21 clone 13 suspension cells by a parvovirus serologically related to the minute virus of mice (MVM), Arch Virol 1980, 64(4):359-74 21. Fong CK, Gross PA, Hsiung GD, Swack NS., Use of electron microscopy for detection of viral and other microbial contaminants in bovine sera, J Clin Microbiol 1975 Feb, 1(2):219-24 22. Erickson GA, Bolin SR, Landgraf JG., Viral contamination of fetal bovine serum used for tissue culture: Risks and concerns, Dev Biol Stand 1991, 75:173-5 23. Michalski FJ, Dietz A, Hsiung GD., Growth characteristics of bovine herpesvirus 1 (infectious bovine rhinotracheitis) in human diploid cell strain WI-38, Proc Soc Exp Biol Med 1976 Feb, 151(2):407-10 24. Egyed L., Replication of bovine herpesvirus type 4 in human cells in vitro, J Clin Microbiol 1998 Jul, 36(7):2109-11 25. Nevins JR, Cell Transformation by Viruses, Knipe DM et al , 2001. Fields Virology (4th ed), Vol. I, chapter 10, p.245-283 26. Felder MP, Eychene A, Laugier D, Marx M, Dezelee P, Calothy G. Steps and mechanisms of oncogene transduction by retroviruses, Folia Biol (Praha) 1994, 40(5):225-35 27. Harris RJ, Dougherty RM, Biggs PM et al., Contaminant viruses in two live virus vaccines produced in chick cells, J Hyg (Lond) 1966 Mar, 64(1):1-7 28. Payne LN, Biggs PM, Chubb RC, Bowden RS., Contamination of egg-adapted canine distemper vaccine by avian leukosis virus, Vet Rec 1966 Jan 8, 78(2):45-8 29. Knipe DM et. al. (2001) Fields Virology (4th ed), Vol. I, p.1103. Lippincott 30. Johnson JA, Heneine W., Characterization of endogenous avian leukosis viruses in chicken embryonic fibroblast substrates used in production of measles and mumps vaccines, J Virol 2001 Apr, 75(8):3605-12 31. Maudru T, Peden KW., Analysis of a coded panel of licensed vaccines by polymerase chain reaction-based reverse transcriptase assays: A collaborative study, J Clin Virol 1998 Jul 24, 11(1):19-28 32. Tsang SX, Switzer WM, Shanmugam V et al., Evidence of avian leukosis virus subgroup E and endogenous avian virus in measles and mumps vaccines derived from chicken cells: Investigation of transmission to vaccine recipients, J Virol 1999 Jul, 73(7):5843-51 33. Virginia M. Miller, George Rodgers, Jon A. Charlesworth, Evidence of nanobacterial-like structures in calcified human arteries and cardiac valves, Am J Physiol Heart Circ Physiol. 3 (287). September 2004 34. Kajander E, Ciftçioglu N (1998) Nanobacteria: an alternative mechanism for pathogenic intra- and extracellular calcification and stone formation, Proc Natl Acad Sci USA 95 (14): 8274–9. doi:10.1073/pnas.95.14.8274 35. Miller V, Rodgers G, Charlesworth J, Kirkland B et al. (2004) Evidence of nanobacterial-like structures in calcified human arteries and cardiac valves, Am J Physiol Heart Circ Physiol 287 (3): H1115–24. doi:10.1152/ajpheart.00075.2004 http://ajpheart.physiology.org/cgi/content/full/287/3/H1115 36. Puskás L, Tiszlavicz L, Rázga Z, Torday L, Krenács T, Papp J, (2005) Detection of nanobacteria-like particles in human atherosclerotic plaques, Acta Biol Hung 56 (3-4): 233–45. doi:10.1556/ABiol.56.2005.3-4.7 37. Ciftçioglu N, Haddad R, Golden D, Morrison D, McKay D (2005) A potential cause for kidney stone formation during space flights: enhanced growth of nanobacteria in microgravity, Kidney Int 67 (2): 483–91. doi:10.1111/j.1523-1755.2005.67105.x 38. Breitschwerdt EB, Sontakke S, Cannedy A, Hancock SI, Bradley JM., Infection with Bartonella weissii and detection of Nanobacterium antigens in a North Carolina beef herd, J Clin Microbiol 2001 Mar, 39(3):879-82 39. Mattman LH (2001) Cell wall deficient forms: Stealth pathogens (3rd ed.), CRC Press 40. Kojima A, Takahashi T, Kijima M, Ogikubo Y, Tamura Y, Harasawa R., Detection of mycoplasma DNA in veterinary live virus vaccines by the polymerase chain reaction, J Vet Med Sci 1996 Oct, 58(10):1045-8 41. Kojima A, Takahashi T, Kijima M, Ogikubo Y, Nishimura M, Nishimura S, Harasawa R, Tamura Y., Detection of Mycoplasma in avian live virus vaccines by polymerase chain reaction, Biologicals 1997 Dec, 25(4):365-71 42. Benisheva T, Sovova V, Ivanov I, Opalchenova G., Comparison of methods used for detection of mycoplasma contamination in cell cultures, sera, and live-virus vaccines, Folia Biol (Praha) 1993, 39(5):270-6 |

