![]() |
|||
![]() |
|||
![]() |
|||
Beynin sürekli kendi kendini ve çevresini tanımlamaya çalışmasını yanlış yorumlayan bizler kendimizi daha durağan ve değişimden uzak hale getiriyoruz. Aslında beynin bu mekanizmasını yanlış yorumlayan toplumların kendisidir. Beyin çok iyi bir adaptasyon yeteneğine sahiptir ve gelişmesinin sebebi budur. Bu adaptasyon yeteneği kendi değişimimizi ve çevremizdeki değişimleri kısaca evrenin özündeki döngüyü temsil eder. Değişmek neden bu kadar mühimdir ve zorunludur. Çiftlerin dansı evreni bu hale sokuyor. Aynı dans pistinde birbirini bulmaya çalışan çiftler, bazen bulup bazen kaybeden, sonsuz bir döngü. Ayak uyduramayan yok olur. Evet değişmek kaçınılmazdır. Evrendeki enerjinin çift halde olma isteği her yapıda kendini gösterirken, bu durum uzaya her boyuta özgü frekanslar yayar, bu frekanslar aynı zamanda aether yapısı ile etkileşerek enerji taşırlar. İşte bu enerji diğer çift olmaya çalışan yapıları da etkiler ve onların başına biraz bela açar. Böylece birbiri ile sürekli etkileşen enerji yapıları bir yandan bütünü oluşturmaya çalışırken, bir yandan da dışarılarından gelen etkilerle uğraşırlar. İşte bu durum bize kaos denilen evren tipini tanımlar.
|