![]() |
|||
![]() |
|||
![]() |
|||
Bir çok bitki, binlerce yıl boyunca biliç açıcı aktiviteler esnasında kullanmıştır. Ancak bunlardan bazıları insan aklı ve bilinci üzerinde kalıcı etkiler bırakmıştır ve yerleri ayrıdır. Özellikle triptamin kökenli maddeler içeren bitkiler en başta gelir.
Triptamin kökenli olan DMT (dimetil-triptamin) ve silosaybin (psilocybin) maddelerini içeren bitkiler uzun zamandır bir çok toplum tarafından kullanılmaktadır. Bilinç açıcı ve değiştirici deneyimlere ulaşmak için kullanılmakta olan bu maddeler bitkiler vasıtası ile alınmaktadır. Binlerce yıllık deneyimler sonucunda insanlar güvenilirliği tecrübelerle ispatlanmış olan bitkileri kullanmaktadırlar. Silosaybin bir çok mantar türünde vardır, Asya’da, Amerika’da, Avustralya’da ve dünyanın bir çok diğer yerlerinde insanlar tarafından ritüellerde kullanılmaktadır. DMT de bir çok bitkide bulunur ancak vücutta çabuk yıkıldığı için başka bir bitkisel madde olan MAOI (mono-amin-oksidaz-inhibitörü) ile kullanıldığında çok kuvvetli bir entojen etkisi gösterir. DMT ve MAOI farklı bitkiler içinde bulunur ve bu eski kültürler içinde binlerce çeşit bitki bulunan ormanlar içinde bu iki olasılığı bir araya getirmeyi başarmışlardır. Güney Amerika’da Ayahuasca denilen pisikodelik bir içki DMT ve MAOI içeren bitkilerden hazırlanır. Hem DMT hem de silosaybinin yapıları insan beynindeki serotonin nörotransmiterine çok benzerler. Ayrıca DMT vücut tarafından normalde salgılanan bir kimyasaldır. Fakat, DMT ulusarası düzenlemelerde 1. katogoride tehlikeli “uyuşturucu” kapsamındadır. Yani bizim kendi beynimiz tehlikeli ve yasaktır. Uyuşturmak yerine gözlerimizi ve aklımızı açan bu maddenin neden yasak olduğunu tartışmayı daha sonraya bırakıyorum. DMT deneyimini aşayan bir kişiyi, bu deneyimi yaşamayan birisinin anlaması çok zordur hatta imkansız. Bu yüzden çoğunlukla bu insanlar kendi hallerinde sakince yaşarlar. Özellikle şaman olma seviyesine gelmiş olan kimseler karşısındakileri çok iyi algılayabilirler. Çünkü bilinç seviyeleri insanın yaydığı frekansları algılayabilecek düzeye gelmiştir.
|